Malevich – Çağatay GENÇ

Kazimir Maleviç 23 Şubat 1879 yılında Kiev’de doğdu. Babası bir şeker fabrikasında yöneticiydi. Kazimir, ailenin on dört çocuğunun birincisiydi.Çocukluğu boyunca Ukrayna‘nın şeker pancarı yetişen pek çok farklı köyünde yaşadılar. Maleviç bu yüzden kültür merkezlerinden uzaktı. Sanat tutkusu onu çocukluğunda sarmış olmasına rağmen on iki yaşına kadar profesyonel ressamlar hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Köylülerin yaptığı el işlerinden, süslü duvar ve fırınlardan çok hoşlanan ressam kendisi de köylerde gördüğü stilde resimler çiziyordu. 1895-1896 yılları arasında ise Kiev’de çizim eğitimi aldı.

Daha sonra Moskova Resim,Heykel Mimarlık okulunu bitirdi.Çeşitli atölyelerde çalıştı sergilere katıldı,görev aldı.O günlerde çalışmaları dönemin popüler Rus ressamlarının izindeydi.Yaşamı boyunca bir çok eser verdi Üniversitelerde ders verdi sergiler açtı.

1915’te Petrograd ‘da “Son Fütürist Resim Sergisi o,lo” adı altında açılan bir resim sergisinin baş köşesine büyük bir resim asıldı: beyaz zemin üzerinde bir siyah kare.Sergiyi gezenlerde bu resmin uyandırdığı tepki, şaşkınlıktan çok öfke oldu.Sanatçı seyirciyle alay mı ediyordu? Bu resmin resim olup olmadığı bile tartışıldı.Bir şeyin değil, hiçbir şeyin resmiydi bu. Resmi yapan Kasimir Malevich yapıtına “Sıfır-Biçim” adını vermişti.Bu adlandırmayla Malevich, yeni sanatın geçmişle bütün ilişkilerini koparıp sıfırdan, hiçten başlaması gerektiğini söylemiş oluyordu. Bu akımın bir sonucu olarak Malevich, nesneler dünyasının hiçlik içinde yok olması gerektiğine inanır “Sıfır-Biçim” bu inancın bir sembolüydü Bu yapıt herhangi bir nesneyi göstermiyordu, birşeyi anlatmıyordu Yalnız nesnelerden değil, onların uyandıracağı duygular, çağrışımlar ve her türlü “ruhsal titreşim”lerden arınmış olan biçimdi Malevich’in bir sözüyle bu resim “Susan Hiçliğin Sembolü” idi.Siyah kare bu sergide aslında bir devrimin başlangıcı oldu resmin bir nesnenin resmi olmaktan öte duyguların aktarıcısı da olabileceğinin farkedilmesini sağladı.

Nesneler dünyası, Malevich’e göre insan tasarısının bir ürünüdür İnsanın kendi çıkarı için tasarlamış olduğu bir dünyadır, kendi deyimiyle “yemlik” olarak tasarlanan bir dünya

“Suprematizm Çağı” Yaratıcılık Çağı

Yemlik olarak tasarlanan nesneler dünyasından kurtuluşun sembolünü Maleviç “Sıfır-Biçim” de görüyor “Sanatı nesneler dünyasının yükünden kurtarabilmenin çaresizliği içinde kare biçimine sığındım” diyor.Fakat “Sıfır-Biçim” Malevich’e göre yalnız sanat için değil, insanlık için de kurtuluşun sembolüydü. “Sıfır-Biçim” insanlık tarihinde nesnelerin, mal ve mülk hırsının yok olacağı yeni bir çağın, her türlü çıkarın, bencilliğin ötesinde insanlara mutluluk getirecek olan bir çağın habercisiydi.Bu çağa Malevich “Suprematizm – Nesnesiz Dünya” çağı diyor Suprematizm çağında insanlar, yaşam kavgası içinde boğuşmayacak, yüksek değerler gerçekleşecek, eşitlik, kardeşlik ve barış içinde mutluluğa kavuşacaklardı tabii bu sadece bir ütopyaydı.

Suprematizm çağı yaratıcılık çağı olacaktı.Nesneler dünyasından sıyrılan insan, “Hiçlik” içine atılacak ve onun içinde eriyecekti. Fakat hiçlik içinde erime yok olma demek değildi “Hiçlik” nesnelerin boyunduruğundan kurtulmaydı, özgürlüktü, evrene ve evrensel oluşuma açılma özgürlüğüydü İrade ve isteklerin sustuğu “Hiçlik” içinde insan, Malevich’e göre “evrensel titreşimler”in ürpertisiyle sarsılır, materyalizmin üstünde ve ötesinde yeni bir insanlık anlayışı içine girer.

İçeriksizlik ve Kare

Malevich şöyle ifade eder : “1913 yılında, sanatı nesnel dünyanın yükünden kurtarma yolunda göstermiş olduğum umutsuz çabada ‘kare’ biçimine sığındım” kare biçim dış dünyaya, nesneler dünyasına karşı insanın, sanat yaratmalarının, ‘yeni varlığı’ dayatabileceği bir temel olarak anlaşılır. Ama bir kare, şimdiye kadar alışılmış resim geleneğinin içinde hiçbir şey ifade etmeyecektir. Aslında bir karenin resim olup olmaması da tartışılabilir. Sanatçının kendi de böyle bir tartışmayı yaşar“Suprematistik Kare’yi yarattığımda tepki çok büyük oldu. Beni resim alanının dışında olmakla suçladılar. Ama sorunun çekirdeği birinin her hangi bir şeyin içinde ya da dışında olup olmaması ya da bir şeyin neden meydana geldiği değildir önemli olan kanıttır”

Bu kanıt suprematik (kusursuz) bir gerçekliğin var olduğu kanıtıdır Bu gerçeklik ilk kez sanatçının karesinde “beyaz bir düzlem üzerindeki siyah kare’’sinde bir kanıt elde eder.

Kazmir Maleviç

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s