Lissitzky – İrem Yurttakal

Fransız Kübizmi ile İtalyan Fütürizminden etkilenen ve kendilerini Kübo-Fütürist olarak adlandıran Rus şair ve ressamlar grubu, doğrudan anlamlandırma ve betimlemeden uzaklaşarak; ses, ritim, geometri ve soyutlamayı ön plana alan yenilikçi bir sanat hareketi başlattı. Bu yenilikçi tavır, aralarında süprematizm ve konstrüktivizmin de yer aldığı birçok sanat ve tasarım akımının doğuşuna ortam hazırlamıştır.

El Lissitzky süpermatist resim dili ile tipografik iletişim arasında bağlantı buran ilk sanatçı olmuştur. Konstrüktivist idealleri grafik tasarım ve tipografiye en iyi uyarlayan sanatçıların başında El Lissitzky (1890-1941), Rusya’da Smolensk şehrinde doğdu. Çocukluğu Vitebsk’te geçti. 1909’da Rusya’dan ayrılarak Darmstadt’a mimarlık ve mühendislik öğrenimi görmeye giden sanatçı, 1914’te okuldan mezun olduğunda Birinci Dünya Savaşı patlak vermişti. Rusya’ya geri dönerek Moskova’da mimar olarak çalışmaya başladı. Ekim Devrimi’nden sonra Vitebsk Güzel Sanatlar Okulu’nun müdürlüğüne getirilen ressam Marc Chagall’ın (1887-1985), 1919’da mimari bölümünde öğretim üyeliği teklifini kabul eden Lissitzky, okuldaki çalışma arkadaşlarından Malevich’in etkisiyle burada “Prouns” adını verdiği bazı deneysel tasarımlar yapmaya girişti. Sanatçının Prouns tasarımlarında Malevich’in iki boyutlu düzlemlere dayalı resim anlayışına karşıt olarak; resim düzleminin arkasında yer alan negatif derinlik ile öne çıkarılan pozitif derinliğin bir arada oluşturduğu üç boyut etkisi vurgulanır. Lissitzky, Süprematist ve Konstrüktivist elemanların bir sentezi olan bu ilk “nesne-dışı” çalışmalarını, resimle mimari arasında bir “değiş-tokuş bölgesi” olarak tanımlıyordu. Sanatçının iki disiplin arasında oluşturduğu bu sentez, modern resimdeki form ve mekân kavramlarının uygulamalı tasarım alanlarına uyarlanmasında çok önemli bir adım olmuştur. Sonradan resimlerinde tipografik unsurlara da yer vermeye başlayan Lissitzky, giderek afiş ve kitap kapağı tasarımı alanına yöneldi.

1919-1920 yıllarında Vitebsk’te öğretim üyeliği yaptığı sırada Malevich’ten kuram ve uygulamasını öğrendiği Süprematizm, Lissitzky’nin yaratıcılık kariyerinde önemli bir rol oynamıştır. Sanatçı bu yeni akımı şöyle tanımlıyordu: “Süprematizm, bütün evrensel sistemin bir parçası olan mutlak formu algılamak olarak görülmemelidir. Aksine bu tavır bütün o saflığı içinde, önceden bilinmeyen ve yaşanmamış yeni bir dünyanın açık ve temiz bir simgesi ve planıdır.” Lissitzky’nin 1920’lerde yaptığı grafik tasarımlarında Süprematizmin etkisi çok belirgindir.

Lissitzky süprematist tasarımlarında beyaz boşluklarla uzayın sonsuzluğunu ima ediyor ve süprematizmi mekân ve ölçeğin orantısal bir ilişki içinde bulunduğu evrensel bir sistem olarak ele alıyordu.

1922 yılında Berlin’de “Galerie van Diemen” de düzenlenen Büyük Rus Sanatı Sergisi’nin “Konstrüktivizm” bölümünü tasarlama işini üstlendi. Konstrüktivizmin önemli temsilcilerinden El Lissitzky’nin çalışmaları; sınırlı ve sistemli elemanların yer aldığı sayfalar(Kunstismus / Sanatın İzmleri, 1914-1924), görsel unsurların en ekonomik biçimde kullanıldığı sayfalar (Mayakovsky’nin şiir kitapları) ve dört boyuta vurgu yapan tasarımlar (zaman, kitabın üç boyutu ve sayfanın iki boyutu arasındaki ilişkiler kuran çocuk kitabı “İki Karenin Süprematist Öyküsü”) arasında uzanan zengin bir dizi oluşturur.

Lissitzky’nin tasarımlarındaki, geometrik soyutlamada iki boyutluluktan kurtularak üç boyut etkisi yaratmaya çalışıp, uzayın sonsuzluğunu beyazla temsil edip, içine oluşturduğu boyutlar arası geçişler çalışmamda bir çıkış noktasıdır. Lissitzky’nin tasarımlarında, boşluktaki geometrik çizimlerin boyutlandırılmasını, gören tarafından etkili kılmak için etkileşim alanında bulunan tasarımlar zeminden koparılıp çökertilecek. Çökertmemin nedeni boşluk kavramının, zeminin çökertilmesi ile eserin görenin bulunduğu ortamdan kopartılıp uzaklaştırılması ve boşluk kavramının derinlikteki doluluktan ayrılan alan olarak algılanıp bu düzlemde iki boyutlu tasarımın üç boyutlu algılanmasında yardımcı olmasıdır. Böylelikle görenin, duruma dışarıdan bütünsel olarak bakabilmesini destekler. Aslında bunun nedeni de sanatçının yapıtını gören ile en anlaşılır şekilde buluşturmaktır. Sanatçının tasarımındaki geometrik çizimlerinin farklı açılarda görünüşlerinin boyutsal farklılıklara yol açması çalışmamda bir yan çıkış noktası sayılabilir. Bu da çalışmamda mutlaka bulunması gerektiğini düşündüğüm başka bir noktadır.

KAYNAKÇA:

Emre B.(2007).Modern Sanat ve Yeni Tipografi. Dost Kitabevi

irem yurttakal lissitzky

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s